Sektörden Haberler

KONTEYNER TEMİNİNDE YAŞANAN SORUNLARA İLİŞKİN İSTİŞARE WEBİNARI

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) ve Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB)'in ortak organizasyonu ile konteyner temininde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer KIRAN, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Aydın DİNÇER, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt KAYA, Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER) Başkanı İbrahim ALİMOĞLU, Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Ali EMİROĞLU, Arkas Denizcilik, Bosphorus Gemi Acenteliği, CMA-CGM, COSCO Shipping, Maersk, Martı Container, Medkon, MSC, ONE-Line, Şark Express, Tarros Denizcilik, Turkon, Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği ve 200'e yakın sektör firmamızın katılımı ile 13.04.2021 tarihinde bir webinar düzenlenmiştir.

Webinarın açılış konuşmasında İMİB Başkanı Aydın DİNÇER, Türkiye'nin 2020 yılında 152 milyon tonluk ihracat gerçekleştirdiğini, bunun 109 milyonunun deniz yoluyla gerçekleştiğini; maden sektöründe ise 27 milyon ton ihracat gerçekleştiğini, bunun da 24 milyon tonunun deniz yoluyla gerçekleştiğini ifade ederek bu toplantının çok önemli olduğunu konteyner temininde yaşanan sıkıntıların sektörümüzü çok fazla etkilediğini dile getirmiştir.

Konteyner%20Sorunu%20Webinar%20G%C3%B6rseli

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Sayın KIRAN, sözlerine ihracatın ülkemiz için önemli olduğunu belirtmekle birlikte, deniz taşımacılığında yapılan işin ne kadar önemli olduğunu Temmuz 2020'den itibaren yaşanan sürecin ortaya koyduğunu aktarmıştır. Diğer taraftan Kıran, konteyner sektörünün 1990'lı yıllarda atağa kalktığını ve 2009'a kadar geliştiğini ancak 2008 yılında yaşanan krizin denizcilik sektöründe büyük bir hasara sebep olduğunu belirtmiştir. 2008 krizinden itibaren her ne kadar bir toparlanma gözükse de tekrar bazı düşüşler yaşandığını aktaran Kıran, konteyner sorunun ise bir türlü toparlanamadığını vurgulamıştır.

Denizcilikte rekabet unsurunun yoğun olduğunu söyleyen Tamer KIRAN, bazı firmaların küçük firmaları satın alarak ve kendi aralarında bölge paylaşımı yaparak yaşanan süreçten kurtulmaya çalıştığını belirtmiştir. Öte taraftan rekabetin getirmiş olduğu etkenler sebebiyle maliyetin altında taşımalar yapıldığını ve bunun da ihracatçıda bir beklenti yarattığını aktaran Kıran, pandemiyle birlikte Çin'in beklenmedik bir şekilde toparlama sürecine girmesiyle bir talebin ortaya çıktığını ve ABD ile yaşanan ticaret savaşının neticesinde ülkelerin alternatif tedarik merkezleri arama çabalarına girmesinin Çin'i harekete geçirdiğini belirtmiştir.

Sayın Kıran aynı zamanda Çin'in kendisine alternatif yaratılmasının önüne geçmek amacıyla toparlanma sürecine girdiğini ve Çin'e yapılan ihracat ve Çin'den yapılan ithalatın hızla artmaya başladığını, bunun ise tüm kuru yük ve konteyner taşımacılığında Temmuz 2020'den itibaren olağanüstü bir hareketlilik yarattığını, ertelenmiş talebin de devreye girmesiyle birlikte taşımacılıkta daha fazla talep meydana geldiğini ifade etmiştir. Diğer taraftan gemi arzında da azalma meydana gelmesiyle birlikte, boş konteyner krizinin de devreye girmesiyle fiyatların kimsenin beklemediği seviyelere çıktığını aktarmıştır.

Boş konteyner sorununun geçici olduğunu söyleyen Kıran, özellikle ABD'de boş konteynerlerin çıkış sürelerinde artış olduğunu, halen normale dönülmediğini, ABD kıyılarında büyük miktarlarda konteynerlerin beklediğini ifade etmiştir. Diğer taraftan, Çin'den Amerika'ya çıkış navlunlarının 12.000 USD seviyelerine çıkmasının boş konteynerlerin Çin'e yönlendirilmesine yol açtığını, talebin normale dönmesiyle, dengelerin oturmasıyla orta vadede bir gevşeme olacağını, ancak eski fiyatları içinde bulunduğumuz şartlarda beklemenin doğru olmayacağını belirtmiştir.

Konteyner piyasası kuru yük piyasasından farklı olarak oyuncunun az olduğu ve girişinde yüksek sermaye gerektiren oligopol bir piyasa olduğunu belirterek sözlerine devam eden Kıran, 3 yerli firmanın olduğunu ifade ederek, piyasaya girişin kolay olmadığını vurgulamış ve ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün “Denizciliği Türkün milli ülküsü olarak benimsemeli ve az sürede başarmalıyız.” sözünü katılımcılara hatırlatmıştır. Diğer taraftan Kıran, Türkiye'nin filo büyüklüğü bakımından dünyada 1500'e yakın gemiyle 15. sırada yer aldığını vurgulayarak, olaya bir bütün halinde bakılması gerektiğini ve tedavi yöntemlerinin ona göre düşünülmesi gerektiğini dile getirmiştir. Aynı zamanda Kıran, navlun bedellerini ödeyebileceğimiz ürünlerin ihracatına yoğunlaşmak zorunda kalınacağını ifade etmiş ve sözü Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Sayın Mevlüt KAYA devralmıştır.

Mevlüt Kaya, konuşmasına bazı sektörlerin gerçeklerinin bulunduğunu, doğal taşta hedefin “miktarı az, değeri yüksek” ürünler üretmek olduğunu, ancak navlunların fiyatına göre yüksek değerli ürün üretmenin mümkün olmadığını belirtmiştir. Bunun yanı sıra Kaya, gemi firmalarının olmaması durumunda bugünkü başarıların yakalanmasının mümkün olmayacağını, diğer taraftan ihracatçıların olmaması durumunda ise gemi acentelerinin yük taşıyamayacağını, ticari çıkarların yarının hesapları yapılarak ön plana alınması gerektiğini ifade etmiş ve katılımcılara armatörlerle ortak bir noktada buluşulması gerektiğini aktarmıştır. Aksi halde sorunun herkese zarar vereceğini belirtmiştir.

TMD Başkanı Sayın Ali Emiroğlu ise maden sektörünün yükte ağır olan bir sektör olduğunu, sanayinin hammaddesi olduğunu ifade ederek ciddi sorunlar yaşandığını ve ülkede üretilen malların ihraç edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca Emiroğlu, asıl sorunun navlun sorunu olduğunu konteyner sorununun yan sorun olarak ortaya çıktığını belirtmiştir. Sorunun çözümü için ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

TÜMMER Başkanı Sayın İbrahim ALİMOĞLU ise 2019 yılının son aylarından bu yana sektörün ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını ve süreçte lojistik firmaların da zarar gördüğünü ve ürünlerin bekleme sürelerinde ve artan maliyetlerinden ciddi zararlar yaşandığını belirterek, ortak akıl yürütülerek bir çözüm bulunabileceğini ifade etmiştir.

Daha sonra sözü devralan Sayın Tamer KIRAN, konteyner firmalarının ülkemizin bu işten en az zararla çıkması için çabaladıklarını ve bu sorunun tüm dünyada yaşandığını belirtmiş ve sözü konteyner acentesi olan MSC temsilcisi Fatih GİDER'e devretmiştir. Sayın GİDER, konteyner tedarikinde yaşanan sorunlarda en zorlu sürecin geride kaldığını, konteynerlerin hurdaya çıkarılmadığını, büyümelerin aynı şekilde devam ettiğini belirtmiş, ancak ülke ithalatında gerçekleşen düşüşün, ülkeye gelen konteyner sayısında düşüşe sebep olduğunu vurgulamıştır. Diğer taraftan, gemi kapasitelerinin halen aynı olduğunu belirtmekle birlikte gemi taşımacılığında ihracatın ithalattan daha fazla gerçekleşmesi ve diğer hatların yaşadığı ekipman sorunlarının piyasaya olumsuz yansıdığını aktarmıştır. Aynı zamanda navlunların yalnızca Türkiye'de değil tüm dünyada arttığını, özellikle de İtalya ve İspanya'da bunun hat safhada olduğunu ifade etmiş olmakla birlikte gemi tedarikinde de sorunlar yaşandığını ve bunun da navlun maliyetlerine olumsuz yansıdığını belirtmiştir. Süveyş Kanalı'nda yaşanan krizin henüz etkilerinin tamamen hissedilmediğini, limanların çok fazla yoğunlaştığını belirtmiş ve en zorun geride bırakıldığını ifade etmiştir. Her ne kadar gelecekte navlunlarda gevşeme beklendiğini söylese de, petrol fiyatlarında ve gemi kiralama maliyetlerinde gerçekleşecek artışın durumu olumsuz etkileyeceğini aktarmıştır.

Daha sonra söz hakkını devralan Arkas temsilcisi Süleyman AVCI, problemin Temmuz ayında ABD'nin Batı kıyılarında başladığını belirterek, ticaretin artış trendiyle birlikte ana koridorlarda talep patlamasıyla öncelikli olarak gemilerin kiralandığını ve piyasada gemi kalmadığını; konteyner temininin de ABD'den dolayı tüm dünyaya yayıldığını belirtmiştir. Giden gemilerin limanlarda biriktiğini ve pandemi sebebiyle kısıtlı çalışmalardan dolayı bir tıkanma yaşandığını belirten Avcı, diğer taraftan konteyner ve gemi sorununu ikiye ayırmak gerektiğini, konteyner sorununun geçici olduğunu ve üretime yeniden başlanmasıyla dünyanın geri kalanına konteyner yayılımı olacağını aktarmış ve 2023'ün ikinci yarısından itibaren gemi kiralarında ve dengelenmesinde bir düzelme beklendiğini dile getirmiştir.

Ayrıca Avcı, 2009 yılından itibaren armatörlerin ciddi zararlar yaşadığını, global ölçekte sektörün %85'ini 10 firmanın yönettiğini ve alternatif yollara bakılması gerektiğini vurgulamış ancak demiryolunun maliyet ve miktar anlamında denizyoluna bir alternatif olacağını düşünmediğini aktarmıştır.

Bosphorus Gemi Acenteciliğinden Hasan Tekin ise, uzun vadede neler olabileceğinin bilinmesinin faydalı olacağını düşündüğünü aktarmış; konteyner üretimi başladığında, konteynerlerin 40'lık olarak üretileceğini belirtmiş ve artık 20'lik konteynerlerin büyük armatörler tarafından taşınmak istenmediğini dile getirmiştir. Dolayısıyla da armatörlerin yatırımlarını yeni konteynerlere yaptıklarını ve ihracatçıların buna göre bir planlama yapmaları gerektiğini ifade etmiştir.

Son olarak ise İMİB Başkanı Aydın DİNÇER, madencilik sektörünün Türkiye ihracatının tonaj bazında %25'ini karşıladığını ve madencilerin konteyner bulamama sorununu yaşamak istemediklerini ve fiyatlar anlamında da bundan sonraki süreçte de daha makul fiyatlandırmalar yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Bulk yüklemede de bir line oluşturulmasının önemine vurgu yapan Dinçer, bir yandan da Bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunulduğunu ve teşvik mekanizmasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Icon 1
Icon 2
Icon 3
Icon 4
Icon 5
Icon 6
Icon 7