SİTEDE ARA!

25
EYL
2014

Madenci ağaç katili değildir

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kahyaoğlu, son zamanlarda yaşanan talihsiz olaylar nedeniyle, madencilerin tek suçlu olarak gösterilmesini eleştirdi. Ne çevreden ne de madenlerden vazgeçilemeyeceğini belirten Kahyaoğlu, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi “Çevreci Madencilik” yapmak için devleti, üniversiteleri ve çevrecileri sektörle işbirliği yapmaya çağırdı.

İstanbul’da Kilyos ile Arnavutköy arasındaki açık kömür ocağını işleten Milten Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Genç Madenciler Derneği (GEMAD) Başkanı Cemil Ökten’in ağaçlandırarak çevreye kazandırdığı Milten Park’ta basın mensuplarına bir piknik organize eden Kahyaoğlu, madenciliğin sürekli lanse edilmeye çalışıldığı gibi doğa düşmanı bir meslek olmadığının altını çizerek, “Madenci, ağaç katili değildir. Bunun en somut örneğini de, Cemil Ökten’in 3.500 dönümden oluşan ve içinde yüzlerce canlının barındığı ormanda görebilirsiniz” diye konuştu.

AĞAÇLARI MADENCİLER DEĞİL, ORMAN BAKANLIĞI KESİYOR

21 Eylül Pazar günü İMİB çalışanları ve onlarca gazeteci, aileleriyle birlikte İstanbul’da birçok kimsenin varlığından haberi bile olmayan cennet bir köşesinde buluşarak piknik gerçekleştirdi. Çıkış amacının madencinin de çevreyi en az diğer meslek mensupları kadar önemsediğini göstermek olduğu gezide aileler yeşil bir doğada piknik yaparak, oyunlar oynayarak neşeli bir gün geçirdi. Dönüş öncesi 20 bin dönüm arazisinin 3 bin 500 dönümünde bir orman yaratarak İstanbullu’nun nefes almasına katkı sağlayan açık kömür madeni işleticisi Cemil Ökten ile bir basın toplantısı düzenleyen Başkan Ali Kahyaoğlu, “Madenciler, sanıldığı gibi eline baltayı alıp ağaçları kesmez. Kesilecek ağaçları Orman İdaresi belirliyor ve kendisi kesiyor. Madencilerden ise başka alanlara dikim yapmak için kesilen her bir ağaç için çok yüksek ağaç bedeli alıyor. Ayrıca metrekare değeri 1 TL olan arazi için 2-3 katı kira bedeli ödüyoruz. Eğer ağaçlandırma yapmıyorsa sorumluluk onların. Kamuoyundaki bu yanlış anlamayı gidermek için Orman Bakanlığımız çıksın bugüne kadar madencilerden ne kadar ağaç parası alındığını, bunların ne kadarıyla nerelere kaç tane ağaç dikildiğini açıklasın. Bakanlığımız bunu neden söylemiyor bilemiyorum. Böyle olunca da kamuoyu madencileri infaz ediyor”

ZORUNLULUKTAN DEĞİL, SORUMLULUKTAN YAPIYORUZ

Madencilerin ekonomik ömrü biten ocakları olduğu gibi bırakmasının çok eleştirildiğine değinen Kahyaoğlu, “Yasalara göre bu sorumluluk devlete ait. Biz sadece o bölgeyi ağaçlandırmaya uygun hale getirmekle yükümlüyüz. Bu sistem işlemiyorsa suçlusu biz değiliz. Devlet bizden bundan böyle ağaç parası almasın. Üzerimizdeki gereksiz mali yükleri kaldırsın. Kesilen her ağaç için başka bir alana 10 ağaç dikme zorunluluğu getirsin ve bunu da ciddi bir şekilde denetlesin. Yapmayanı da cezalandırsın. Ayrıca maden ocakları ekonomik ömürlerini tamamladığında da orayı yeniden ağaçlandırma şartı getirsin. Bugün Türkiye’de bunu yapan firmalar var. Ancak sayıları 10’u bile bulmaz. Çünkü yapılan iş çok maliyetli. Ancak gücü olan firmalar yapabiliyor. Dediğim gibi zorunlu olmadıkları halde kendilerini sorumlu hissettikleri, güçleri olduğu için, yapıyorlar. Engeller kaldırılırsa tüm firmalarımız buna canı gönülden katılır” dedi.

“MADENE KARŞIYSANIZ; CEP TELEFONUNA, OTOMOBİLE DE KARŞISINIZ”

 Madencilerin bulundukları bölge insanı için çok faydalı işler yapmasına karşın günah keçisi ilan edildiğine de değinen Kahyaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Maden bölgelerine elektrik hattını biz çekiyoruz, yolları biz yapıyoruz, köylerin camisini, çeşmesini biz onarıyoruz. Okulunu, mezarlığını biz tamir ediyoruz, sağlık ocağını biz yapıyoruz. Yine de köylüye göre madenciler kötü oluyor. Çünkü yaptıklarımız bilinmiyor. Bir traktör dolusu kadın çoluk çocuk ocağı basarak çalışmaları engelliyor. Devlet buna müdahale etmeli. ‘Bu izni ben verdim. Bu vatandaş bu şartlarda çalışacak’ demeli.

Biz burada çok önemli bir sektörü temsil ediyoruz. İnsanlık için olmazsa olmaz bir sektör bu. Günlük hayatımızda kullandığımız her şeyin hammaddesi madendir. Çevreciler madenlere karşı olduklarını söylüyor. O zaman bırakın elinizdeki cep telefonunu, otomobile filan binmeyin. Bir otomobilin üretilebilmesi için 7 ton maden kullanıldığını kimse biliyor mu? Çatal kaşıkla yemek yemeyin veya elektrik kullanmayın. Bunların hepsinin hammaddesini madenciler çıkarıyor. Kimse bunlardan vazgeçmiyor. Sonra çıkıp o madenleri çıkaranları ‘kötü’ ilan ediyorlar. Burada bir samimiyetsizlik var. Madenler olmazsa insanlık Adem ile Havva dönemine döner.”

BİZ AK PARTİ HÜKÜMETİNE KADAR HİÇ DENETLENMİYORDUK

Kamunun daha mı sıkı denetleme yapması lazım sorusuna Ali Kahyaoğlu şöyle yanıt verdi: “Biz Ak Parti Hükümeti yönetime gelene kadar denetlenmeyen bir kurumduk. Bizim ocaklarımıza doğru dürüst gelen olmazdı. Ama şimdi, özellikle mermer ocaklarına her yıl kontrolörler gelir ve hemen teşhis koyarlar. Daha önce bunlar günler sürerdi” diye konuştu.

SOMA KAZASI BİZİ MAHVETTİ

Maden grubu teyakkuzda bekliyor. Örneğin Torba Yasa’da mermerciler yok. Soma’da bir kaza yaşandıysa mermercilerin suçu ne? Açık iş yapan kömürcülerin, bor işleyenlerin, bakır çıkaranların suçu ne?

Torba Yasa ile ilgili sıkıntılar var. Yasa çıktıktan sonra birçok madenci işsiz kaldı. Bu konuda ne diyeceksiniz?  Sorusuna da Kahyaoğlu’nun yanıtı şöyle oldu: “Devlet, Soma kazasından sonra, çalışma şartlarını iyileştirme gerekçesiyle 8 saatlik mesaiyi 6 saate indirdi. Yani işverensiniz ve yanınızda çalıştırdığınız personele 8 saatte verdiğiniz ücreti 6 saat çalışması karşılığında vereceksiniz. Bu da yüzde 33 daha fazla para ödeyeceksiniz anlamına gelir. Devlet, bu kararı hiçbir destek taahhüdü olmadan alabiliyorsa, kimse kusura bakmasın bu karar yanlıştır. Kimse bu söylemimi ölümlerle ilişkilendirmesin. Ben 8 saat çalıştırdığım işçime 6 saat çalışsa da aynı parayı ödeyeceksem, onu 8 saat üretim yapacak şekilde yönlendiririm, bu çok daha büyük sorunlara yol açabilir. Ocaktan çıkardığım ürünün fiyatı değişmiyorken, devlet alınan insani kararların hiçbir tarafında olmuyorsa, alınan bu kararı duygusallıktan başka sözcük açıklayamaz. Bence de doğrudur, işçi yaptığı işin ağırlığı gereği 6 saat çalışmalıdır ama bu durumda devlet de bizim elimizden tutmalıdır.”

MADEN YERALTI DA; MARMARAY, TÜNELLER, YERALTI DEĞİL Mİ?

Başkan Kahyaoğlu, bu sözlerin ardından çarpıcı da bir örnek verdi: “Peki, yeraltında çalışan işçiler için 6 saat şartı çıktı. Soruyorum, tüneller, tüp geçit yer altı değil mi? Onlar niye aynı yasaya tabi değiller ona bakmak lazım. Yerin 160 metre altında Marmaray’da çalışan işçinin madende çalışandan ne farkı var? O halde yasa ona da uygulanmalı…”

 “SOMA ŞEHİTLERİ İÇİN MERMERDEN ANITA İZİN ALAMADIK”

Soma’da bir anıt yaptırılacağını ve son durumu soran bir gazeteciye de Kahyaoğlu, şu yanıtı verdi: “Evet, bizim Soma’daki şehitlerimiz için mermerden bir anıt projemiz vardı ancak, en son görüşmemizde anıtın Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmak istendiğini öğrendik ve projeden çekildik. Biz, bu projeyi bedelsiz gerçekleştirecektik olmadı. Hatta, bir müze yapma düşünceleri vardı, ona da varım dedim ama ona da okey verilmedi.

KÖMÜR BİTECEK, BÖLGE YAT LİMANI OLACAK

Arazide 3-4 yıllık daha bir kömür rezervinin olduğunu ifade eden Milten Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Genç Madenciler Derneği (GEMAD) Başkanı Cemil Ökten ise, “Bu kömürün de ekonomiye kazandırılmasının ardından bölgeyi bir yat limanı haline dönüştüreceğiz. Karadeniz’de bunun büyük bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, mendireklerden birini Ro-Ro yanaşabilecek şekilde düzenleyeceğiz. Gezdiğiniz bu mekan alışılmış bir maden sahası değildir. Gördüğünüz bu manzarayı bizi sürekli doğa karşıtı olarak gösterenlere anlatmamıza yardımcı olmanızı rica ediyorum. 20 bin dönüm alan içinde ayırdığımız ve yaklaşık 20 yılı aşkın bir dönemde 2 milyon ağaçtan oluşan 3 bin 500 metrekarelik  bu orman, çok iyi korunduğu için İstanbul’un hemen kıyısında göremeyeceğiniz canlılara da ev sahipliği yapmaktadır. Ormanın içindeki harekete duyarlı kameralardan tespit ettiğimiz kadarıyla karaca, domuz, tilki,  gibi birçok tür barınıyor. Avcı korkusu ve piknikçi tehlikesi de olmadan güven içinde yaşıyorlar. Oluşturduğumuz orman alanının yanında halen faaliyette bulunan bir ocağımız daha var. Yaklaşık 3 yıl sonra bitecek. Orayı da ağaçlandıracağız” açıklamasını yaptı.

HABERLE İLGİLİ VİDEOLARI ÖNE ÇIKAN VİDEOLAR BÖLÜMÜMÜZDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ