SİTEDE ARA!

06
ARA
2015

05 ARALIK 2015 – GÖZLEM GAZETESİ

MERMER İHRACATI RAKİP KISKACINDA

Yeryüzünün en önemli mermer ve doğaltaş kaynaklarına ev sahipliği yapan Türkiye, dünyadaki bilinirliğini artırmaya devam ederken, sektörde giderek artan kalite ve renk çeşitliliği ülkemizdeki ürünlere olan talebi de yükseltti. Bu olumlu gelişmelerin yanı sıra dünya ülkelerinin ihracat pazarındaki atılımları ise sektörde farklı beklentiler yarattı. İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan’da, daha önce Avrupa pazarına yönelmiş olan veya ekonomik özelliğini yitirdiği için çalışmayan işletmeler, dolar değer kazanınca Amerika pazarına yöneldi ve tekrar üretime başladı. Dolar/Euro paritesinin, 0,70 seviyelerinden 0,95 seviyelerine yükselmesi, mermer sektörünün yurtdışındaki aktörlerini Türkiye’nin hâkim olduğu pazarlara yönlendirdi. Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden mermer için, Çin, Amerika, Portekiz, İspanya gibi ülkelerin ihracat rotasını Türkiye’nin mevcut pazarlarına yöneltmesi ile yeni hedef ve strateji arayışına girildi. İhracat payını ve mevcut pazarlarını korumak isteyen sektörden “Madencilik Bakanlığı kurulması” yönündeki talepler yinelenirken, “sektör temsilcilerinin de içerisinde bulunduğu ortak çalışma platformları oluşturulması” çözüm önerileri arasında yer aldı.

‘MADENCİLİK BAKANLIĞI’ PERFORMANSI ARTIRIR •

Ali Kahyaoğlu (İstanbul Maden ihracatçıları Birliği Başkam): Madencilik sektörü açısından dünyanın en şanslı ülkelerinden birisi olan ve yabancıların da ilgisini çeken Türkiye, ne yazık ki bu şansını gerektiği gibi değerlendirebilmiş değil. Ülkemiz çok zengin maden rezervlerine sahip olmasına rağmen, ne yazık ki hali hazırda doğru bir madencilik politikası bulunmuyor. Yaklaşık 10 yıldır madenciliğin bir devlet politikası olmasını ve yeni kurulacak Madencilik Bakanlığının şemsiyesi altında hizmet vermesini, hem ülke hem de sektör için daha Q m verimli olacağını savunuyoruz. Devlet sektörün üzerindeki bürokratik engelleri ve vergisel yükleri kaldırarak sektörün önünü açmalı, sektördeki firmalar da katma değeri yüksek ürünler üreterek, doğal zenginliklerimizi hak ettiği değerden dünya pazarlarına sunmalı. Zengin kaynakları, doğru strateji ve yüksek katma değer ile dünya pazarlarına ulaştırabildiğimiz takdirde, ihracatının önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söyleyebilirim. Bu doğrultuda, 2023 yılı için maden ihracatımızı 23 milyar dolara yükseltmeyi amaçlıyoruz. Gelecekle bu sektörde dünyanın en önemli ülkesi olacak, zengin maden kaynaklarına sahip olan Türkiye’nin çok iyi hazırlanmış bir yasa ile çalışması, iyi denetlenmesi, yaptırımların da ona göre uygulanması gerekiyor. Üretim planını iyi yapan, sektörü doğru ve verimli üretmeye yöneltecek vergisel düzenlemeleri getiren, hepsinden önemlisi insan hayatına önem veren, çevreye, doğaya saygılı üretim yapan firmaları destekleyen, yapmayanları da cezalandıran bir sisteme ihtiyaç var. Bunlar olur ve madencilik sektörü hak ettiği değeri bulursa, ileriki yıllarda cari açığın kapatılmasında lider rol üstlenir.

GOZLEM